Denizli, sinema filmlerini aratmayacak kadar hüzünlü, mücadele dolu ve sonunda başarıyla taçlanmış tarihi bir hayat hikayesinin edebi doğuşuna tanıklık ediyor. 1 yaşında yetim kalıp evlatlık verilen, öz ablasını 22 yıl sonra bulan ve 30 yıl Paris'te terzilik yapan 80 yaşındaki Ramazan Aydoğdu, "Izdıraplı Yıllar" romanıyla gençliğe rehber olmaya hazırlanıyor.
Denizli, sinema filmlerini aratmayacak kadar hüzünlü, mücadele dolu ve sonunda başarıya ulaşmış bir hayat hikayesinin edebi doğuşuna tanıklık ediyor. Çivril ilçesinin Çıtak Mahallesi'nde inzivaya çekilen 80 yaşındaki Ramazan Aydoğdu, yüreğinde taşıdığı 80 yıllık hasret ve gurbet yükünü sayfalara döküyor.
Henüz 1 Yaşındayken Başlayan Hayat Mücadelesi
Aslen Baklan ilçesinden olan Ramazan Aydoğdu'nun çileli öyküsü, daha çok küçük bir bebekken, henüz 1 yaşındayken anne ve babasını kaybetmesiyle başladı. Ebeveynlerinin vefatının ardından parçalanan ailede, ablası Afyonkarahisar'ın Çay ilçesine evlatlık olarak gönderilirken, küçük Ramazan ise Çivril'in Çıtak Mahallesi'nde yabancı bir aileye evlatlık verildi.
Çocukluğunu yokluk ve kimsesizlik hissiyle geçiren Aydoğdu, 11 yaşına geldiğinde kendisini büyüten ikinci annesini de kaybederek adeta dünyada yapayalnız kaldı. O günleri gözyaşlarıyla anlatan Aydoğdu, "Hayatım hep bir varoluş mücadelesiydi. Annemi, babamı, sonra beni büyüten kadını kaybettim. Yıllarca öz ablamın nerede, hangi şehirde olduğunu bile bilmeden büyüdüm" sözleriyle geçmişin derin yaralarını özetledi.

22 Yıllık Ablanın İzinde Bir Ömür
İçindeki kardeş hasretini hiçbir zaman söndürmeyen Aydoğdu, gençlik yıllarında adeta bir dedektif gibi iz sürerek ablasını aramaya koyuldu. Kaderin acımasızca ayırdığı iki kardeş, tam 22 yıl süren ayrılığın ardından Afyonkarahisar'ın Çay ilçesinde kucaklaştı. Aydoğdu, ablasına sarıldığı o anı, "hayatımın en büyük, en anlamlı hediyesi" olarak nitelendiriyor.
Çıtak Mahallesi'nden Paris Sokaklarına 30 Yıl
Gençlik yıllarında ekmeğini taştan çıkaran Aydoğdu, terzilik mesleğini öğrendi. Türkiye’de yaklaşık 20 yıl boyunca iğne iplikle hayatını kazandıktan sonra, rızkını aramak üzere Fransa’nın başkenti Paris’e göç etti. Sanatın ve modanın kalbi Paris’te tam 30 yıl boyunca terzilik yapan Denizlili çınar, burada mesleki başarılar yakalasa da ailesinden, çocuklarından ve vatanından uzak kalmanın getirdiği "gurbet" acısını hep içinde taşıdı. Paris’in kalabalık sokaklarındaki yalnızlığını ise kaleme sarılarak, şiirler yazarak hafifletmeye çalıştı.
"Izdıraplı Yıllar" Nesillere İbret Olacak
Şimdilerde ömrünün son demlerinde yaşadığı tüm fırtınaları, sevinçleri, hasret kavuşmalarını ve Paris yıllarını "Izdıraplı Yıllar" adını verdiği bir otobiyografik roman çalışmasında toplayan Ramazan Aydoğdu, kitabını bastırmak için gün sayıyor.
Gelecek nesillerin ellerindeki imkanların kıymetini bilmesi için bu eseri bırakmak istediğini söyleyen Aydoğdu’nun satırlarına döktüğü hüzünlü "Gurbet" şiiri ise okuyanları derinden duygulandırıyor:
"İkinci mekanım oldu şu gurbet,
Bir gün dönerim elbet.
Babamdır, atamdır kör ümmet,
Çaresiz bekleyen gurbet kuşuyum yavrum.
Evim gelir aklıma,
Razı olmuşum kara bahtıma.
Sanki oturacaktım sultan tahtına,
Kanatları kırık gurbet kuşuyum."
Ramazan Aydoğdu, şimdi Denizli topraklarında, kanatları kırık bir gurbet kuşu olarak başladığı hayatını, geleceğe ışık tutacak güçlü bir yazar olarak taçlandırmaya hazırlanıyor




