Denizli genelinde uzun yıllardır binlerce öğrencinin sınavlara hazırlık ve akademik gelişim süreçlerine katkı sağlayan 30 civarındaki resmi Kurs Merkezi, ortak bir basın açıklamasıyla eğitim camiasında yaşanan tehlikeli gelişmelere dikkat çekti. Milli Eğitim Bakanlığı’na (MEB) bağlı, vergisini veren ve istihdam sağlayan yasal kurumlar adına yapılan açıklamada; veliler "karekodsuz ve ruhsatsız" illegal mekanlara karşı sert bir dille uyarıldı.
"Dijital Bağımlılık ve Fenomen Eğitimciler Çocukları Savuruyor"
Yeni jenerasyonun (Z, Alfa ve Beta kuşakları) dijital platformlarda başıboş kaldığına dikkat çekilen açıklamada, teknolojinin gençleri esir aldığı belirtildi. Kurs merkezleri adına yapılan konuşmada şu ifadelere yer verildi:
"Çocuklarımız kitaptan uzaklaşıp her şeyi dijitalde arayan, sosyallikten uzak, zamanını iyi kullanamayan ve stresini yönetemeyen bireylere dönüşüyor. İşini iyi yapanların yanında, sosyal medyada fenomenlerle, ünlülerle kendini pazarlayan sözde dijital eğitimciler türedi. Bu başıboşluğu toparlayacak, planlı çalışmayı ve yüz yüze disiplini profesyonelce sağlayacak tek yer devletimizin resmi parçası olan yasal kurs merkezleridir. Korona döneminde düzensizliğin ve dijital takipsizliğin faturasını gördük; yüz yüze eğitim vazgeçilmezdir."
Merdiven Altı Kurslar ve "Ev Ofis" Tehlikesi
Açıklamanın en dikkat çekici kısımlarından birini ise "merdiven altı" olarak tabir edilen kaçak yapılar oluşturdu. Bu yerlerin ne planı ne saati ne de eğitime bir katkısı olduğunu belirten kurum temsilcileri, buraların vergi ödemediğini, sigortasız işçi çalıştırdığını ve en önemlisi büyük bir güvenlik sorunu teşkil ettiğini aktardı:
"Bazı illegal yapılar, kendilerine öğrenci devşirebilmek için ‘Kurslara gitmeyin, zaman kaybı’ gibi tehlikeli sloganlar üretti. Çocuklarımızı kendi kaçak ofislerine, evlerine davet ederek beyinlerini yıkıyorlar. Bu durum ülkemiz adına bir güvenlik ve ahlak sorunudur."
"Okullardan Kaçak Kurslara Öğrenci Devşiren Öğretmenleri Şikayet Ettik"
Milli Eğitim Müdürlüğü ve şube müdürlüklerine kaçak yapılarla mücadeledeki destekleri için teşekkür eden kurs temsilcileri, bazı kamu çalışanlarının da bu illegal çarkın içinde olduğunu iddia etti. Tespit edilen kaçak ofislerin ve Milli Eğitim okullarında çalışıp anlaştığı yasa dışı kurslara öğrenci gönderen öğretmenlerin resmi makamlara şikayet edildiği açıklandı. Açıklamada, "Hiçbir öğrencimiz, okulundaki öğretmenin yönlendirmesiyle yasal olmayan bir kuruma devşirilemez. Bu her şeyden önce bir ahlak sorunudur" denildi.
Velilere Çağrı: "Kapısında QR Kodu Olmayan Yere Güvenmeyin"
Resmi kurumların sürekli denetlendiğini ancak kaçak yapıların ancak şikayet üzerine fark edilebildiğini hatırlatan eğitimciler, velileri nisan ve mayıs aylarında yaşanan pişmanlıklara karşı uyardı:
"Sırf 'tanıyorum' diye veya 'çocuk akşama kadar orada kalıyor' mantığıyla MEB sitesinde olmayan, kapısında karekodu bulunmayan yerlere çocuklarınızı emanet etmeyin. Bahar aylarında 'çocuğumda hiç gelişme olmadı, kötü alışkanlıklar edindi, eve gelmez oldu' cümlelerini duymak istemiyorsanız resmi kurumlardan şaşmayın. Devlet denetimindeki, PDR ve koçluk takibi yapan, deneme sınavlarıyla akademik başarıyı sağlayan resmi kurs merkezleri hem daha güvenli hem de daha ekonomiktir. Bize güvenin, onlara değil."